20 Mart 2016, Aydınlanma Konferansları – Sefa Yürükel’in konuşması

Kategori: Olaylar, Duyumlar, Gündem | 0
Paylaşın, iletin, duyurun!

Rotterdam , 2016, Aydınlanma Konferansları

20 Mart 2016.

Rotterdam, Pier  80.

Sefa Yürükelin Konuşması:

Yüce ve asıl Türk Milletinin, Mete Hanın, Bilge hanın, Hacı Bektaşi Velinin, Hacı Bayram Velinin, Şeyh Edibalinin,  57 Alayın, Talat Paşanın,  Hasan Tahsinin, Nene Hatunun, Kara Fatmanın, Mustafa Kemalın, Aşık Veyselin Evlatları, Holandanıngüzel Türkleri  Merhaba.

Hollanda Türkleri Konseyinin Düzenlediği ve bu yıl düzenleyeceği seri Aydınlanma Konferanslarının Birincisine  burada bulunan Basta Misafirlerimiz, sayin Buyukelcimiz Onur Oymen, Esi Sefire Hanima ve Oramiralimiz Sayin Nusret Gunere ve  herkese Yürekten hoşgeldiniz Diyoruz. Gelmek isteyen ama bugün  burada bulunamayan gönlü bizimle olanlara da selam buradan gönderiyoruz.

Hollanda Türkleri Konseyi, 1,5 yıllık bir sürede, Hollanda Türklerinden  oluşmuş bir kitle hareketidir. Bugüne kadar yaptığı faliyetlerde ve fikirlerinde , gerek Türkiye, gerek Hollanda ve uluslararası olaylara olan duyarlılığında,  kararlı, korkusuz ve berrak bir varlık göstermiştir ve ispatlamistir. Her konuda Türklük, Hollandalılık ve İnsanlık bilinciyle hareket etmiştir.

Biz, Konseyda ilke  olarak, Anavatan Türkiye Cumhuriyetinin Kuruluş felsefelerini  ve Devrim Kanunlarını, Ebedi Liderimiz Gazi Mustafa Kemalın düşünce sistemini benimsiyoruz. Laikliğin, barış içersinde bir arada yaşama anlamında,  demokrasi ve insan hakları için olmaz ise olmaz olduğunu savunan  ve Hukukun üstünlüğüne inanan, siyasi,  sosyal ve kültürel bir  hareketiz.

Türkiye Anasyasasını benimsediğimiz gibi,  aynı zamanda Hollandanın anayasasını, kanunlarını kendi kanun ve anayasamız olarak içselleştiriyor ve benimsiyoruz. İnsanlığın yararına olan Uluslararası İnsan hakları evrensel beyannamesini ve Avrupa İnsan Hakları sözleşmesini benimsiyor ve Tüm Uluslararası  antlaşmalara karşı sorumluluk bilinciyle hareket ediyoruz. Biz Bu anlamda hem Türkiyemiz, Hem Hollandamız hemde insanligin çocuklarıyız.  Bizi kimse

Hollandadan, Türkiyeden ve insanliktan koparamaz. Tarihsel, Kültürel, ekonomik, siyasi bilincimizden dolayı, içinde bulunduğumuz öğelerle iç içeyiz. Bizi biz yapanda, temel gerçeğimiz olan hem Türklük ve Hollandalılık bilincidir. Biz hem  Türk Olmak ve Hollandalı olmakla gurur duymaktayız. Bu konuda hiç bir serzenişimiz. gocunmamız yoktur. Çünkü bu bizim yaşamımızın gerçeğidir. Kimseninde bunu yıkıcı anlamda sorgulamaya hakkı yoktur.

Hollanda Türkleri Konseyi, kendisini, Avrupada, daha sonrada dünyanın çeşitli yerlerinde var

olan, insanlığın gelişmesine on ayak olan ve  Reform, Rönesans devirlerinden bu yana vücut bulan ve toplumları  gelişmiş medeniyetler haline getiren, tüm bilinçli, aykırı, aydın  düşünce, fikir ve felsefelerinde kendi düşünce sistemi içersinde sayan bir kuruluştur.

Biz  Hollanda Türkleri Konseyi olarak, dünyada var olmuş ve var olan tüm sorun ve gelişmelere duyarlılık gösteriyor ve bunlara ilişkin, kesin ve onurlu bir  tavır alıyoruz. Bugüne kadar yaptıklarımız yapacaklarımızında özeti olarak kabul edilmesini arzu  ediyoruz.

Örneğin, bugün Anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti ve bulunduğu bölgedeki, Emperyalist faliyetler ve bunların doğurduğu sorun, buhran  ve kargaşalar ve katliamlar doğrudan Hollandadaki ve dünyanın çeşitli yerlerindeki Türk kökenli insanlarımızı, olumsuz anlamda etkilemektedir. Adeta bunalıma sokmakta ve çaresizlik ve çözümsüzlük, umutsuzluk  hissine kaptırmaktadır. Bunun sebebi ni biz insanlarımızın var olan sorun ve gelişmelerle ilgili sahip olmaları gereken, bilimsel, denenmiş kavam ve gerekli bilgiden yoksun olmalarından ve yeterince aydinlanmadiklarindan kaynaklandığı düşüncesindeyiz. İnsan bilmediği şeyden korkar ve çekinir. Ozguvensiz olur. Her canlının tabiatında bu vardır. Hayatı bilinçli yaşamayan ve gelişmeleri başkalarının karar ve insiyatifine bırakan her kişi , gurupun yada milletin, sızlanmaya hakkı yoktur. Eğer biz Hollandalı Türkler olarak, sadece Tribünlerde seyirci olarak kalmayı tercih edip, bilgiye dayanan birlikteliği ve tavır almayı red edersek bizimde bugünlerde ve ilerde başımıza gelen ve geleceklereden sızlanmaya hakkımız yoktur. Yani , okumanın, yazmanın, araştırmanın oluşturduğu sağlanmış bilimsel verilere dayanan  bilgileri öğrenmeyip kullanmaz isek, aydınlanmaz isek, dünyayıda, Türkiyeyide, Avrupayıda ve kendimizide  tabiri caiz iş sanal bir aşkla severiz. Bunun hiç kimseye bir faydası yoktur ve sahtedir. Bu bizim Milli Medeniyetimizi oluşturan Tarihimize ve Milli kimliğimize terstir. Binlerce yıllık Türk medeniyetinin çocukları olarak kendimizi, öz güvenli olmak dan, Türk ve Dünya  tarih bilincini öğrenip  bunu yerine göre kullanmaktan soyutlayamayız.  Türklük sadece bir insanın Türk anne ve babadan olma sıyla eşdeğer kabul edilemez. O sadece işin biyolojik boyutudur. Türklük, Türkün her türden değerlerine, tarihine, bilincine, erdemine, insanına sahip çıkmak ve Anavatanınını her koşulda korumak, kollamak ve savunmakla geçerli olur. Turklugun, Türkiye Cumhuriyetinin korunup kollanması sadece resmi otoritelere bırakılamaz. Sivil Türkler olarak bizlerinde bu konuda sorumluluğu ve görevleri  vardır.  Her türden düşmanca oluşuma ve belaya karşı düşüncede ve filiyatta Türkiyenin yanında  tavır almak zorundayız. ABD nin planladığı ve israilin bizzat içinde yer aldığı BOP  çerçevesinde, Türkiyenin parçalanma, bölünme, harap oldurma yada sürekli her kademede  deprasyon a sokulduğu  günümüzdeki süreçte, Türkler olarak nerede ve hangi konumda olursak olalım, Anavatana ilişkin görev ve sorumluluklarımızı, bu Yüce milletin çocukları olarak gözümüzü kırpmadan yerine getirmeliyiz. Hollanda Türkleri Konseyi, işte bu bilinçle hareket etmektedir.  Emperyalizmin ve siyonizmin  Türkiyeyi  ve bölgeyi yeniden dizayn etmesi ugraslarina karsi ve dizay için  kullandığı, PKK, El Kaide, İŞİD gibi  terror örgütlerine karşı Türkiye Cumhuriyetinin ve Milletinin yanındadır. Bu konuda tereddutsuz mucadele icindedir. Bu konuda netiz.Türkiyenin bulunduğu Bölgede Emperyalizmin ve siyonizmin yenilgiye uğratılması ve ebedi barışın sağlanması için bölgenin meşru devletlerinin meşru temsilcilerinin el birliği, Bölge halklarının ortak tavrı ile gerçekleşeceğine inanmaktadır. Bize şöyle bir soru sorulabilir, siz küçücük bir örgütlenmesiniz? Tek başınıza ne yapabilirsiniz? Denebilinir. Evet biz küçük ve yeni bir örgütlenmeyiz. Ama  köklerini, Türkiye ve Dünya tarihinden alan Turm ilerici hareketlerin izleyicisi ve mirasçılarından birisiyiz. Fikirlerimiz yeni değildir. Bizim bu şekilde düşündüren de fikirlerimizdeki ve geçmişteki  aydinlanma  hareketlerin  devamlılıgidir. Bu anlamda biz yeni değiliz. Fikirde ve oluşumda binlerce yıllık içinde büyük Türk medeniyetininde olduğu bir mirası içselleştiriyor ve temsil etmeye çalışıyoruz.  Bunun için kendimizi yeni değil Aydınlanmada devamlılığı sağlıyan bir hareket olarak görüyoruz.  Herseyin kucuk ve bir fikirle basladiginida tecrubelerimizle biliyoruz. Hz. Ibrahim ve Karinca misali kucukte olsak tavrimizi gostermekten imtina etmiyoruz. Durusumuzla, fikirlerimizle Hollanda Turklerinin oncu ve gelisen, uygar  bir orgutlenmesi oldugumuzun bilincindeyiz. Mayamiz ve hamurumuzun olan Turkluge ve Turklerimize ve kendimize fikirlerimize  guveniyoruz. Cunku bizim referanslarimiz  Mustafa Kemal gibi umutsuzluga ve aydinlanmaya karsi, umut ve aydinlanma, aydinlatma hedeflerimiz var ve bu konuda bilincli hareket ediyoruz. Bu konuda  Hollanda Turkleri Konseyinin yaptigi hic bir hareket ve gosterdigimiz tavir tesaduf degildir. Yuce Turk Milletinin evlatlari olarak cunku biz, yapilmasi gerekeni ona buna ve tesadufe birakmiyoruz ve bundan sonrada birakmayacagiz.

Bundan dolayida  Milli konulardave durulmasi gereken her konudada tavizsiz ve dik duruyoruz. Baskalarinin gundeminde bu anlamdada asla figuran olmadik olmayacagiz. Kendi gundemimizi kendimiz saptiyoruz. Her Turk kurulusunada bunu katiyetle tavsiye ediyoruz.

Aydınlanmanın sürekliliği içinde işte bu yıl bu konferansları düzenliyoruz. Bilgiye dayanmıyan fikir yapısı nın zararlı ve haylazca olduğunu düşünüyoruz. Bugün buraya, Türkiyemizden, herkesin adını sanını, fikrini, icaatlarını duyduğu ama doğrudan belki karşılaşmadığı, zalimlik, onursuzluk, teslimiyet karşısında, Milli ve evrensel bilinçle hareket eden herşeyiyle bizden olan,  iki Türk yiğidimizi, iki Türk aydınımızı, iki Cumhuriyet sevdalışını ve Mustafa Kemal Atatürkün
evladını,  devlet ve millet adamımızı, bugünkü konumuz olan, Dünden Bugüne, Ortadoğu Denkleminde Türkiyenin Güvenlik ve Dış Politikası adlı konferansı,nda  Hollandadaki Türkleri bu konuda aydınlatmak ve bilinçlerini dahada geliştirmek ve bilgiyle takviye ettirmek amacıyla davet ettik. Kendileride bu davetimizi kabul edip, vatan ve millet için yaptıkları icraatlara bir yenisini  seve seve eklemek için şu anda aramızdalar. Tekrar Hoşgeldiniz sayın Büyükelçim Onur Öymen Bey ve Oramiralımız Nusret Güner Bey. Tabiki  şu anda aramızda bulunan Sayın sefire Öymen Hanımada ayrıca hoşgeldiniz diyoruz. Sizleri aramızda büyüklerimiz ve aydınlarımız olarak görmeken gurur duyuyoruz.

Son olarak şunu belirtmektende yarar görüyoruz. Biz  Türkiye ve Hollandadaki sorun ve gelişmelerle ilişkin olarak, Bilgiye dayanan meşru  ve demokratik tepkilerimizi, Hollanda kamuoyuna ve otoritelerine duyurma ve etkileme boyutlarında Türk kişi, kurum ve kuruluşları arasında Hollanda Türkleri Yüksek İstişare Konseyi adı altında, ilkeli  bir birliktelik sağlanması taraftarıyız. Bir birimizden aynı milletin evlatları olarak lüzumsuz lüks üzak durmaktan artık imtina edlim diyoruz. Bunun kimseye bir faydasi yoktur. Olmazda. Onun içinde burada bulunan ve bulunamayan hekesi, Bu istişare konseyini kurmaya davet ediyoruz. Bu konuda bizimle doğrudan ilişki kurulmasını ve  herkesin elini taşın altına koymasını tavsiye ediyoruz. Bu konuda, yakın bir zamanda  geniş bir toplantı davetini tüm kişi ve kuruluş ve kurumlarımıza göndemeyi amaçlıyoruz. Eğer bunu yapmaz isek önümüzdeki dönemde, kimsenin ciddiye almadığı, onursuz,  sahte Türklere ve insan çöplüğüne dönüşürüz. Birlikte ortak akılı geliştirmeye ve Hollanda

Türklerini aydınlatmaya ve gerektiğinde topyekün harekete geçirmeye  hepimizin ihtiyacı var.

Lütfen bu konuda kimse bahane üretmesin.  Hollandada bulunan 1200 dernek ve vakfı bu konuda ivedilik gösterip bizimle  ilişki kurmaya çağırıyoruz.  Hollandada Türklüğün her düzeyde ve yönüyle ayakta kalması ve yaşaması, yaşatılması için bunun şart olduğunun altını çiziyoruz.

Biz Hollanda Türkleri olarak buna hazırız , Türkiye, Hollanda ve insanlığın düşmanı PKK terör örgütü, İŞİD çiler ve Türevleri hariç,  herkesi şapkasını önüne koyup düşünmeye ve birlikte hareket etmeye çağırıyoruz.

Mustafa Kemal Atatürk, Türklük  ve Türkiye Cumhuriyeti Aşkıyla Size iyi konferanslar diliyoruz.

17 Nisanda Yapilacak Olan sayin Prof. Dr. Yasar Nuri Ozturkun Konusmaci olarak katilacagi, Dunden Bugune Turkiye ve Cikisyolu adli Konferansa yani Ikinci Aydinlanma Konferansimiza simdiden herkesi bekliyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir